Makaleler

AB Yapay Zekâ İçerik Etiketi: İletişim Ekipleri İçin Rehber

AB Yapay Zekâ İçerik Etiketi: İletişim Ekipleri İçin Rehber
Çağla Güvelioğlu
Çağla Güvelioğlu
İçindekiler

AB Yapay Zekâ İçerik Etiketi: İletişim Ekipleri İçin Rehber

2 Ağustos 2026’dan beri ne değişti?

AB Yapay Zekâ Yasası’nın 50. maddesi, belirli yapay zekâ içeriklerinde kaynağın açıkça gösterilmesini 2 Ağustos 2026’dan beri zorunlu kılıyor. Kural, yalnız yapay zekâ aracı geliştiren şirketleri değil; bu araçları kampanya, basın içeriği, kamuya açık metin, video, ses veya müşteri sohbeti için profesyonel biçimde kullanan kurumları da ilgilendiriyor.

Buradaki kritik ayrım “yapay zekâ kullanıldı mı?” sorusundan daha dardır. AB Yapay Zekâ Yasası’nın 50. maddesi; insanla doğrudan konuşan sistemleri, makinece okunabilir biçimde işaretlenmesi gereken üretken yapay zekâ çıktılarını, deepfake içerikleri ve kamu yararına ilişkin bazı metinleri ayrı ayrı ele alıyor. Deepfake, var olan bir kişi, nesne, yer, kurum veya olay gerçekte öyleymiş gibi görünecek kadar benzetilerek üretilen ya da değiştirilen görüntü, ses veya videodur.

Türkiye’deki bir marka AB’de yerleşik olmayabilir; yine de çıktısı AB’de kullanılıyorsa kapsam değerlendirmesi gerekebilir. Komisyonun güncel açıklamasına göre, AB dışındaki sağlayıcıların sistem çıktıları Birlik içinde kullanıldığında yasa uygulanabilir. Bu nedenle “üretim İstanbul’da yapıldı” tek başına muafiyet sağlamaz. AB’de hedeflenen izleyici, dağıtım kanalı, içeriğin amacı ve aracı kimin sorumluluğunda kullandığı birlikte incelenmelidir.

İletişim ekibi açısından pratik sonuç şudur: mevzuat kontrolü kampanya bittikten sonra hukuk birimine gönderilen son dosya olmamalıdır. İçerik fikri seçilirken gerçek kişi veya olay taklidi var mı, metin kamu yararına ilişkin mi, insan editör gerçekten karar veriyor mu ve açıklama ilk temas anında görülebiliyor mu soruları yanıtlanmalıdır. yapay zekâ çağında otoriteyi kuran PR yaklaşımı, kaynağı belirsiz hız yerine doğrulanabilir içerik zincirini merkeze alır.

Hangi içerik mutlaka etiketlenmeli?

Gerçek sanılabilecek deepfake görüntü, ses ve videolar ile insan editör denetiminden geçmemiş kamu yararına metinler açıkça etiketlenmelidir. Chatbot veya yapay zekâ temsilcisi de insanla doğrudan konuşuyorsa, kişi ilk etkileşimin başında bir yapay zekâ sistemiyle konuştuğunu anlayabilmelidir.

Her yapay zekâ dokunuşu aynı değildir. Renk dengesi, kırpma, gürültü temizleme veya standart bir düzenleme, girdinin anlamını önemli ölçüde değiştirmiyorsa sağlayıcı tarafındaki makinece okunabilir işaretleme yükümlülüğünün dışında kalabilir. Buna karşılık gerçek bir yöneticinin söylemediği cümleleri onun sesiyle okutmak, hiç yaşanmamış bir fabrika olayını fotoğraf gerçekliğinde göstermek veya gerçek bir basın toplantısını değiştirerek yeni anlam üretmek deepfake değerlendirmesini tetikleyebilir.

İletişim ekibi aşağıdaki dört kullanım türünü ayrı kayıtlarla yönetmelidir:

  • İnsanla konuşan sistem: Web sitesi chatbotu, yapay zekâ satış temsilcisi veya avatar, ilk etkileşimde yapay zekâ olduğunu açıklar.
  • Gerçek sanılabilecek sentetik medya: Var olan kişi, yer, nesne, kurum veya olay taklit ediliyorsa görünür ya da işitilebilir açıklama eklenir.
  • Kamu yararına metin: Kamu sağlığı, çevre, tüketici güvenliği, ekonomi, bilim, kültür veya siyaset gibi tartışmalara bilgi sunan metin, anlamlı insan kontrolü yoksa etiketlenir.
  • Standart düzenleme: İçeriğin anlamını değiştirmeyen yardımcı işlem belgelenir; otomatik olarak deepfake etiketi konmaz.

“Kampanya kurgusudur” demek her zaman yeterli değildir. Sanatsal, yaratıcı, hiciv veya kurgu niteliği açık olan işlerde açıklama, eserin izlenmesini bozmayacak biçimde verilebilir; fakat yapay üretimin varlığı yine de uygun şekilde açıklanır. İzleyicinin bağlamdan ne bekleyeceği önemlidir. Açık bir moda filmi ile gerçek bir afet görüntüsü gibi sunulan kurgu video aynı güven riskini taşımaz.

İnsan editör kontrolü etiketi ne zaman kaldırır?

İnsan editör kontrolü, kamu yararına ilişkin metni yalnız dilbilgisi bakımından düzeltmekle değil; içeriğin özünü incelemek, kaynakları doğrulamak ve yayını reddedebilme yetkisini kullanmakla etiketten muaf tutabilir. Ayrıca bir gerçek veya tüzel kişi yayımlanan metnin nihai editoryal sorumluluğunu üstlenmelidir.

Avrupa Komisyonu’nun 24 Temmuz 2026 tarihli Madde 50 açıklaması, yüzeysel, biçimsel veya yalnız prosedürel kontrollerin insan incelemesi sayılmadığını belirtiyor. Yazım denetimi, ton yumuşatma ya da birkaç kelimeyi değiştirme; yanlış veriyi, eksik bağlamı veya zayıf kaynağı yakalamaya yetmiyorsa gerçek bir editoryal kontrol değildir.

İyi bir kayıt, sadece “editör baktı” kutusundan oluşmaz. Dosyada editörün adı ve rolü, kullandığı kaynaklar, yaptığı önemli düzeltmeler, onay zamanı ve nihai sorumlunun kim olduğu bulunmalıdır. Basın bülteni, blog yazısı ve yönetici görüşü farklı riskler taşır; fakat hepsi için aynı temel soru geçerlidir: Bu metin yanlışsa kim durdurabilir, kim düzeltebilir ve kim yayımlanmasına karar verir?

Muafiyet, etiketsiz yayımlamanın otomatik yolu olarak görülmemelidir. Bir metin kamu yararına ilişkin değilse Madde 50’nin bu özel metin kuralına hiç girmeyebilir; yine de reklam, tüketici, telif, kişisel veri veya sektörel mevzuat uygulanabilir. Tersine, editoryal sorumluluk alınsa bile gerçek kişiyi taklit eden video için ayrı deepfake açıklaması gerekebilir. Metin ve görsel aynı kampanyada yer alsa dahi ayrı değerlendirilmelidir.

Etiket nerede ve nasıl görünmeli?

Etiket, kişinin içerikle ilk karşılaştığı anda açık, ayırt edilebilir ve erişilebilir olmalıdır; yalnız dosya içine gömülü teknik işarete güvenmek yeterli değildir. Sağlayıcının kullandığı makinece okunabilir işaret, sistemlerin içeriği tanımasına yardımcı olur; markanın görünür açıklaması ise insanın ne gördüğünü veya duyduğunu anlamasını sağlar.

Bir videonun web sayfasındaki açıklamasına bilgi eklemek, aynı video sosyal medya akışında açıklamasız otomatik oynuyorsa yetersiz kalabilir. Ses kaydında yalnız son saniyede duyulan bir not da ilk temas şartını karşılamayabilir. Etiket; görselin üzerinde, videonun başında, sesin girişinde veya chatbot penceresinin ilk mesajında, kişinin ek bir menü açmasına gerek bırakmadan algılanmalıdır.

Özgün kamera kayıtlarıyla yapay zekâ görsellerini ayrı tepsilerde inceleyen editörler
İçerik kaynağını korumak, görünür etiketten önce özgün dosya ile değiştirilen sürümü ayıran düzenli bir kayıt zinciri kurmayı gerektirir.

Tek bir cümleyi bütün kanallara kopyalamak yerine, anlamı koruyan kısa yerel ifadeler hazırlayın. Türkçe bir izleyici için “Bu video yapay zekâ ile oluşturuldu” veya “Bu görüntü yapay zekâ ile değiştirildi” açık olabilir. İngilizce hedef pazarda aynı açıklama doğal İngilizce yazılmalıdır. Hukuki kavramı saklayan “dijital olarak geliştirildi” gibi belirsiz ifadeler, kişinin içeriğin yapay üretildiğini anlamasını zorlaştırır.

Yayımlamadan önce şu görünürlük kontrollerini yapın:

  • Etiket masaüstü ve mobilde kırpılmadan okunuyor mu?
  • Video sessiz başladığında açıklama yine anlaşılıyor mu?
  • Ses içeriğinde görme engelli kullanıcı için işitilebilir açıklama var mı?
  • İçerik başka platformda gömüldüğünde etiket korunuyor mu?
  • Dosyanın özgün sürümü, değişiklik kaydı ve onay belgesi saklanıyor mu?

AB’nin yapay zekâ içeriği şeffaflık uygulama kodu gönüllüdür; fakat Madde 50’deki yasal yükümlülükler gönüllü değildir. Kod, sağlayıcılar için makinece okunabilir işaretleri; profesyonel uygulayıcılar için deepfake ve belirli metin açıklamalarını ayrı bölümlerde ele alır. Kurum, koda katılmasa bile kullandığı yöntemin yeterli olduğunu gösterebilmelidir.

Yayımlama süreci nasıl yeniden kurulmalı?

Yayımlama süreci, araç listesinden değil içerik türü, kullanım amacı, hedef pazar ve sorumlu kişi üzerinden kurulan kısa bir karar zincirine dönüştürülmelidir. İletişim, hukuk, bilgi güvenliği, yaratıcı ekip ve dış ajans aynı içeriğe farklı adlar veriyorsa en büyük risk etiketten önce kayıt kopukluğudur.

İlk adım envanterdir. Son 90 günde üretilen görsel, video, ses, kamuya açık metin ve chatbot akışlarını çıkarın. Her içerikte kullanılan aracı, girdinin kaynağını, anlamlı değişiklik olup olmadığını, AB’deki hedef kitleyi ve nihai yayın kanalını yazın. İçerik 2 Ağustos 2026’dan önce üretildiyse Komisyon geriye dönük etiket zorunluluğu olmadığını söylüyor; ancak eski içeriğin yeniden kullanımı ve yeni değişiklikler ayrıca değerlendirilmelidir.

İkinci adım karar sahibidir. Ajans veya serbest çalışan, aracı kurumun talimatı ve kontrolü altında kullanıyorsa Komisyon açıklamasına göre ayrı bir “uygulayıcı” sayılmayabilir; sorumluluk tüzel kişide kalabilir. Bu nedenle sözleşmede aracı kimin seçtiği kadar, içerik sınıflandırmasını kimin yaptığı, etiketi kimin eklediği ve son dosyayı kimin yayımladığı da yazmalıdır.

Üçüncü adım, beş parçalı bir yayın kaydıdır:

  • Özgün girdi ve üretim tarihi.
  • Kullanılan sistem ile yapılan önemli değişiklik.
  • İçerik türü ve hedef kullanım bağlamı.
  • Etiket kararı, gerekçesi ve kanal yerleşimi.
  • İnsan editör, hukuk onayı ve nihai sorumlu.

Bu kayıt kriz anında da işe yarar. Sahte bir yönetici videosu markaya atfedildiğinde ekip, kendi üretim kayıtlarını hızla ayırabilir; basına hangi dosyanın özgün olduğunu gösterebilir ve yanlış sürümün yayıldığı kanallara tutarlı bilgi verebilir. uluslararası PR iletişiminde kanallar arası tutarlılık, etiket metninin ötesinde aynı kaynağın farklı pazarlarda izlenebilmesini gerektirir.

Kanıt: FL PR & Communications’ın kendi kamuya açık yaklaşımı, süreci planlama, müdahale ve onarma adımlarına ayırıyor. Resmî Instagram’daki “Her pazarın güven sorusu farklıdır” paylaşımı ile “Trafik kaybolmuyor, kaynak değiştiriyor” paylaşımı, bu yazıdaki pazar bazlı açıklama ve kaynak zinciri önerisini somutlaştıran birinci taraf sinyalleridir. Bunlar kazanılmış medya sonucu değil, ajansın kamuya açık çalışma yaklaşımıdır.

Türkiye’den AB’ye çalışan ekip neyi farklı yapmalı?

Türkiye’den AB’ye çalışan ekip, tek bir küresel içerik dosyası yerine pazar, dil, kanal ve sorumluluk sahibini birlikte gösteren bir yayın paketi hazırlamalıdır. İstanbul’daki merkez ekip onay verse bile Almanya’daki e-ticaret sayfası, Fransa’daki sosyal video ve İngilizce basın paketi aynı içeriği farklı ilk temas noktalarında gösterebilir.

Yerel doğallık güvenin parçasıdır. Türkçede “AI-generated” ifadesini açıklamadan bırakmak, iyi eğitimli bir okur için bile içeriğin tamamen üretildiğini mi yoksa yalnız düzenlendiğini mi belirsiz kılabilir. İngilizcede ise Türkçe hukuk cümlesinin kelime kelime çevrilmesi açıklamayı ağırlaştırır. Her dilde kısa, doğrudan ve içeriğin ne ölçüde değiştiğini anlatan ayrı metin yazılmalıdır.

Markanın ana karar tablosunda sektör hassasiyeti de bulunmalıdır. Sağlık tavsiyesi veren bir doktor videosu, yatırım kararını etkileyen yönetici sesi, çevresel iddia içeren ürün görseli ve mizah amaçlı açık kurgu aynı inceleme süresine bırakılamaz. İtibar kaybı olasılığı yüksek içeriklerde hukuk onayından önce sözcü, kriz ve medya ilişkileri ekibi de senaryoyu görmelidir.

Bir platformun kendi “yapay zekâ bilgisi” etiketi faydalı olabilir, fakat kurumun sorumluluğunu otomatik olarak devralmaz. Platform etiketi kırpılabilir, yeniden paylaşımda kaybolabilir veya yalnız belirli ülkelerde görünebilir. Marka, ilk temas şartını kendi yayınında da karşılamalı; dosya içindeki teknik işareti, görünür açıklamayı ve editoryal kaydı üç ayrı katman olarak korumalıdır.

Son karar basittir: izleyicinin gerçeği yanlış anlaması mümkünse şeffaflığı en başa taşıyın; etiketsiz yayımlamaya dayanacaksanız insan kontrolünü belgeleyin. Türkiye’den küresel pazarlara iletişim planı hazırlanırken yapay zekâ etiketi, kampanya sonu teknik ayrıntı değil; mesaj, kanal ve güven tasarımının bir parçasıdır.

Sık Sorulan Sorular

Bu sorular, iletişim ekiplerinin en sık karşılaştığı etiket, insan kontrolü ve sorumluluk kararlarını özetler.

Yapay zekâ ile hazırlanan her sosyal medya görseli etiketlenmeli mi?

Hayır. Standart düzenleme ile gerçek sanılabilecek sentetik veya önemli ölçüde değiştirilmiş içerik aynı değildir. Görsel var olan bir kişi, yer, nesne, kurum ya da olayı gerçekte öyleymiş gibi gösterebiliyorsa deepfake değerlendirmesi ve görünür açıklama gerekir; yalnız renk, kırpma veya gürültü düzeltmesi otomatik olarak aynı sonucu doğurmaz.

Bir editör metni okuduğunda yapay zekâ etiketi gereksiz olur mu?

Yalnızca okumak veya yazım düzeltmek yeterli değildir. Kamu yararına ilişkin metinde editörün içeriğin özünü, olguları ve kaynakları incelemesi; değiştirme ya da reddetme yetkisine sahip olması ve bir kişi veya kurumun nihai editoryal sorumluluğu üstlenmesi gerekir.

2 Ağustos 2026’dan önce üretilen içerikler geriye dönük etiketlenmeli mi?

Komisyon, bu tarihten önce üretilen içerik için geriye dönük etiket zorunluluğu olmadığını belirtiyor ve mümkün olduğunda gönüllü açıklamayı teşvik ediyor. Eski dosya sonradan önemli ölçüde değiştirilirse veya yeni bir kullanım bağlamında yeniden yayımlanırsa güncel içerik kararı ayrıca incelenmelidir.

Ajans veya serbest çalışan yapay zekâ kullanırsa sorumluluk kimdedir?

Aracı kendi adına ve sorumluluğunda kullanan tüzel kişi uygulayıcı olabilir. Çalışan, ajans veya serbest çalışan kurumun talimatı, kontrolü ve sorumluluğu altında hareket ediyorsa sorumluluk kurumda kalabilir. Sözleşme; sınıflandırma, etiket yerleşimi, kayıt ve son yayın sahibini açıkça göstermelidir.